Devlet sırrı niteliğindeki bilgilere ilişkin tanıklıkta, CMK m. 47'de öngörülen özel usul nedir? Bu usulün, ceza muhakemesinin temel ilkelerinden olan 'aleniyet' ve 'çelişmeli yargılama' ilkeleriyle ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #322602

CMK m. 47, devlet sırrı niteliğindeki bilgilerin hem korunması hem de yargılamada delil olarak kullanılabilmesi arasında bir denge kurmayı amaçlayan özel bir usul öngörmüştür. Bu özel usul şöyledir: 1. **Gizli Dinleme:** Tanık, sadece mahkeme hâkimi veya heyeti tarafından, zabıt kâtibi dahi olmaksızın dinlenir. Bu, bilginin gizliliğini azami düzeyde korumak içindir. 2. **Sınırlı Tutanak:** Dinleme sonrasında hâkim veya mahkeme başkanı, bu tanık açıklamalarından yalnızca yüklenen suçu açıklığa kavuşturabilecek nitelikte olan ve zorunlu olan bilgileri tutanağa kaydettirir. Sırrın tamamı değil, sadece dava ile ilgili kısmı alenileşir. Bu usul, ceza muhakemesinin temel ilkelerine istisna getirir: - **Aleniyet İlkesine İstisna:** Duruşmanın ve delillerin herkese açık olması kuralı, devlet sırrının korunması amacıyla ihlal edilir. Dinleme, sadece yargıçların bulunduğu tamamen kapalı bir ortamda yapılır. - **Çelişmeli Yargılama/Silahların Eşitliği İlkesine Sınırlama:** Sanık ve müdafii, tanığın dinlenmesi sırasında hazır bulunamaz ve ona doğrudan soru soramaz. Bu durum, aleyhe olan delili doğrudan test etme ve çürütme imkanını kısıtlar. Ancak hâkimin sadece ilgili kısımları tutanağa geçirmesi ve bu tutanağın taraflara açıklanmasıyla, bu sınırlama bir ölçüde dengelenmeye çalışılır. Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi (örneğin 3. CD, 2022/7667 E.), bu yetkinin savunma hakkını tamamen ortadan kaldıracak şekilde geniş yorumlanmaması gerekir.