Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.06.2013 tarihli kararında, öncülük yaparak yol kontrolü yapan sanığın fiili neden 'yardım etme' (TCK m.39) olarak değerlendirilmiştir? Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bu karara itirazının ve Daire Üyesi'nin karşı oy gerekçesinin temelinde yatan 'müşterek faillik' (TCK m.37) argümanını açıklayınız.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sanığın eylemini 'yardım etme' (TCK m.39) olarak değerlendirmiştir çünkü sanığın fiilinin, suçun kanuni tanımında yer alan 'nakletme' eylemini bizzat gerçekleştirmekten ziyade, başka bir sanığın bu eylemi gerçekleştirmesini kolaylaştırmaya yönelik (yol kontrolü yapmak) olduğunu kabul etmiştir. Bu görüşe göre sanık, suçun işlenişi üzerinde ortak bir hakimiyet kurmamış, sadece suçun icrasını kolaylaştıran ikincil bir rol oynamıştır. Buna karşılık, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve karşı oy sahibi Daire Üyesi, 'müşterek faillik' (TCK m.37) argümanını savunmuştur. Bu argümanın temeli şudur: Failler arasında suçun işlenmesine yönelik bir iş bölümü vardır. Öncü aracın yol kontrolü yapması, artçı aracın maddeyi güvenle nakletmesi fiilinin ayrılmaz ve tamamlayıcı bir parçasıdır. Öncü aracın fiili olmasaydı, artçı aracın fiili bu şekilde işlenemeyecekti. Bu iş bölümü, her iki failin de suçun işlenişi üzerinde 'ortak fonksiyonel hakimiyet' kurduğunu gösterir. Dolayısıyla, yol kontrolü yapan sanığın eylemi, sadece suça yardım niteliğinde değil, suçun bizzat işlenişine asli bir katkı sağlayan müşterek faillik eylemidir.