Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2014/38199 E., 2016/2864 K. sayılı kararında, müştekinin hırsızlık olayını gören komşusunun kimliğini veya adresini hatırlayamadığını beyan etmesi karşısında, mahkemenin bu tanığı araştırmadan hüküm kurması neden bozma sebebi sayılmıştır?
Çünkü bu durumda delil, esasen 'gören komşunun' açıklamalarına dayanmaktadır ve bu kişi, olayın tek ve doğrudan tanığıdır. Müştekinin beyanı, bu tanığın anlatımının bir aktarımı niteliğindedir (dolaylı tanıklık). CMK m. 210/1, 'olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir' der. Mahkemenin, maddi gerçeği araştırma yükümlülüğü (CMK m. 174) gereği, bu kritik tanığın kimliğini tespit etmek için gerekli araştırmayı (örneğin müştekinin o dönemdeki komşularının kimler olduğunu araştırmak, kolluk vasıtasıyla soruşturmak vb.) yapması gerekirdi. Bu araştırmayı yapmadan, yani tek ve en önemli delili toplamadan hüküm kurması, 'eksik kovuşturma' ve CMK m. 210/1'in ihlali olarak kabul edilmiş ve bu nedenle hüküm bozulmuştur.