CMK m. 210/1 ve CMK m. 217 (delillerin doğrudan doğruyalığı), bir davada bilirkişi raporu okunması ile yetinilmeyip, bilirkişinin duruşmada dinlenmesini zorunlu kılar mı?
Kural olarak, yazılı bilirkişi raporunun okunması yeterlidir. Ancak, CMK m. 214/1, 'Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, sanık, müdafii veya kanunî temsilci, yargılama konusu olayla ilgili olarak veya bilirkişi raporunun hazırlanmasında esas alınan teknik veya bilimsel görüşlere ilişkin olmak üzere, bilirkişiye soru sorabilirler.' hükmünü içerir. Ayrıca mahkeme de re'sen bilirkişinin dinlenmesine karar verebilir. Dolayısıyla, taraflardan birinin talebi üzerine veya mahkemenin gerekli görmesi halinde, bilirkişinin duruşmada dinlenerek raporu hakkında açıklama yapması ve soruları yanıtlaması gerekir. Özellikle rapordaki tespitler karmaşık, tartışmalı veya mahkumiyet için belirleyici nitelikte ise, bilirkişinin dinlenmesi adil yargılanma hakkının bir gereği haline gelir. Bu durumda sadece raporun okunmasıyla yetinilmesi, 'çelişmeli yargılama' ilkesinin ihlali sayılabilir.