Bir ceza davasında, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ancak kararın gerekçesi, tefhim edilen kısa kararla çelişkilidir. Bu durumun hukuki sonucu nedir ve hangi kanun maddesine aykırılık teşkil eder?
Bu durum, hükmün bozulmasını gerektiren önemli bir usul hatasıdır. HMK m. 298/2 (CMK'daki paralel düzenleme m. 232), 'Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.' şeklinde emredici bir hüküm içerir. Tefhim edilen kısa karar ile sonradan yazılan gerekçeli karar arasında çelişki bulunması, yargılamanın aleniyeti ve kararların güvenilirliği ilkesini zedeler. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu tür bir çelişki, hükmün hangi iradeye dayandığı konusunda tereddüt yarattığı için mutlak bir bozma nedenidir.