Bir avukatın, borç tahsili amacıyla borçluya yönelik eylemlerinin TCK m. 123 (huzur ve sükunu bozma) veya TCK m. 136 (verileri hukuka aykırı ele geçirme) gibi özel suçları oluşturmadığı, ancak yine de mesleki özen yükümlülüğüne aykırı olduğu durumlarda, avukatın ceza hukuku açısından sorumluluğu doğar mı? Makaledeki görüşü açıklayınız.
Hayır, ceza hukuku açısından sorumluluğu doğmaz. Makaledeki görüşe göre, avukatın eylemleri TCK'da tanımlanan özel suç tiplerinin (m. 123, 136 vb.) unsurlarını oluşturmuyorsa, ceza sorumluluğundan bahsedilemez. Bu durumda tartışılabilecek tek suç, genel ve tali bir norm olan TCK m. 257'deki görevi kötüye kullanma suçudur. Ancak bu suç da kasten işlenebilen bir suçtur. Avukatın, çalışanlarının hukuka aykırı yöntemler kullanması konusunda özel bir kastı veya yönlendirmesi yoksa, sadece mesleki özen yükümlülüğünü ihlal etmesi (taksirli davranması), TCK m. 257'nin manevi unsurunu oluşturmaz. Bu nedenle, bu tür durumlar ceza hukuku alanında değil, 'disiplin hukuku' alanında bir sorumluluk doğurur ve avukat hakkında bağlı olduğu baro tarafından disiplin soruşturması yapılabilir.