Bir ceza davasında, sanığın beraatine karar verildikten sonra, olayın tek tanığı olduğu anlaşılan bir kişinin hiç dinlenmediği fark edilmiştir. Bu durum, temyiz aşamasında nasıl bir sonuç doğurur?
Bu durum, CMK m. 210/1'in ('Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir.') açık ihlalidir ve hükmün bozulması sonucunu doğurur. Mahkemenin, maddi gerçeği ortaya çıkarmak için tüm delilleri toplaması gerekir. Olayın aydınlatılması için kilit konumda olan tek tanığın dinlenmeden, eksik kovuşturma ile karar verilmesi, adil yargılanma hakkının ve delillerin doğrudan doğruyalığı ilkesinin ihlalidir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2007/7848 E., 2009/4917 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, olayın tek tanığının dinlenmemesi, eksik yargılama nedeniyle hükmün bozulmasını gerektirir.