Cinsel taciz suçu (TCK m. 105) açısından, failin eyleminin 'mağdurun rızası dışı' olması gerekmektedir. Mağdurun rızasının varlığı veya yokluğu nasıl tespit edilir ve bu konudaki ispat yükü kime aittir?
Mağdurun rızasının varlığı veya yokluğu, her somut olayın özelliklerine göre, tarafların beyanları, aralarındaki ilişki, olayın gelişim süreci ve diğer delillerle birlikte değerlendirilerek mahkeme tarafından tespit edilir. Rızanın yokluğu, suçun bir unsuru olduğu için ispat yükü temel olarak iddia makamındadır (Cumhuriyet Savcısı). Ancak pratikte, özellikle cinsel suçlarda, mağdurun 'rıza göstermediğine' dair beyanı temel delil olarak kabul edilir. Sanığın, mağdurun rızası olduğunu iddia etmesi durumunda, bu iddiasını destekleyecek deliller (mesajlaşmalar, tanık beyanları vb.) sunması beklenir. Yargıtay, mağdurun olayın hemen ardından şikayetçi olması, direnç göstermesi veya olayı birilerine anlatması gibi davranışları rızanın yokluğuna karine olarak kabul etmektedir. Rızanın varlığı konusunda şüphe kalması halinde, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği sanık lehine karar verilmesi gerekir.