Emniyet rütbe terfi davasında, idarenin davacının 'liyakatli olmadığı' yönündeki savunmasına karşılık, davacıdan daha kıdemsiz ve liyakat unsurları (disiplin cezası, performans puanı vb.) daha zayıf olan personelin terfi ettirildiğinin tespiti, davanın sonucu açısından ne ifade eder?
Bu durum, davanın sonucu açısından kritik bir öneme sahiptir ve genellikle dava konusu işlemin iptaliyle sonuçlanır. İdare, personelin terfi işlemlerinde takdir yetkisine sahip olsa da, bu yetkiyi 'eşitlik', 'objektiflik' ve 'kamu yararı' ilkelerine uygun olarak kullanmak zorundadır. Davacıdan daha kıdemsiz ve liyakat açısından daha zayıf bir personelin terfi ettirilip davacının ettirilmemesi, idarenin takdir yetkisini objektif kriterlere dayanarak kullanmadığını ve eşitlik ilkesini ihlal ettiğini gösteren en güçlü karinedir. Bu durumda ispat külfeti bir nevi idareye geçer ve idare, bu tercihin hukuka uygun, somut ve makul gerekçelerini ortaya koymak zorundadır. İdare bu gerekçeyi ortaya koyamazsa, mahkeme işlemi hukuka aykırı bularak iptal eder. (Bkz. Konya BİM 4. İDD, E: 2022/872, K: 2023/77).