TCK m. 167/1-c'ye göre şahsi cezasızlık sebebinin uygulanması için aranan 'aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin' zararına işlenme koşulundaki 'aynı konutta beraber yaşama' unsuru nasıl yorumlanmalıdır? Fiilen aynı çatı altında yaşama zorunlu mudur?
Yargıtay uygulaması, 'aynı konutta beraber yaşama' unsurunu fiili ve sürekli bir birliktelik olarak yorumlamaktadır. Sadece hukuki ikametgahın aynı adreste olması yeterli görülmemekte, fiilen hayat ortaklığının devam ettiği bir birliktelik aranmaktadır. Örneğin, kardeşlerden birinin eğitim, askerlik gibi nedenlerle geçici olarak konuttan ayrılması bu birlikteliği bozmaz. Ancak, kardeşlerin ayrı evlerde, bağımsız hayatlar kurarak yaşamaları durumunda bu şart gerçekleşmemiş sayılır. Bu durumda, yani aynı konutta yaşamayan kardeşler arasında işlenen suçlarda, TCK m. 167/1 değil, TCK m. 167/2'deki cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep (şikayet üzerine cezanın yarısının indirilmesi) uygulama alanı bulur. Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/16046 E., 2016/8742 K. sayılı kararı bu ayrımı net bir şekilde ortaya koymaktadır.