CMK m. 210/1, 'Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir' demektedir. Yargıtay, bu kuralın ihlalini nasıl değerlendirmekte ve bu kuralın ceza muhakemesindeki hangi temel ilkeyi korumayı amaçladığını belirtmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321827

Yargıtay, bu kuralın ihlalini mutlak bir bozma nedeni olarak görmektedir. Eğer bir davada mahkumiyet sadece bir tanığın beyanına dayanacaksa, o tanığın mutlaka mahkeme huzurunda, tarafların ve özellikle sanığın bulunduğu bir ortamda dinlenmesi zorunludur. Soruşturma aşamasında alınan ifadesinin tutanağının okunmasıyla yetinilmesi, CMK m. 210/1'in açık ihlalidir (Bkz. Yargıtay 6. CD, 2020/7706 E., 2021/5788 K.). Bu kural, ceza muhakemesinin en temel ilkelerinden olan 'doğrudan doğruyalık (yüz yüzelik)' ve 'sözlülük' ilkelerini korumayı amaçlar. Hâkimin, delille doğrudan temas etmesi, tanığın beyanda bulunurkenki hal ve tavırlarını gözlemlemesi ve sanığa AİHS m. 6/3-d ile güvence altına alınan 'iddia tanıklarını sorguya çekme veya çektirme' hakkının tanınması, adil bir yargılama için vazgeçilmezdir. Bu kural, bu temel hak ve ilkeleri güvence altına alır.