Bir kimsenin, kendisiyle aynı evde yaşamayan kardeşinin evine onun rızası olmadan girerek hırsızlık yapması ve daha sonra kardeşinin şikayetinden vazgeçmesi durumunda, konut dokunulmazlığını ihlal suçu (TCK m. 116) açısından nasıl bir karar verilmelidir? Yargıtay'ın bu konudaki amaçsal yorumunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321825

Bu durumda, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan da düşme kararı verilmesi gerekir. Normalde TCK m. 142/4 uyarınca hırsızlık amacıyla işlenen konut dokunulmazlığı ihlali şikayete tabi değildir. Ancak, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2013/3225 E., 2014/7684 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, bu durumda kanunun lafzından çok amacına bakmak gerekir. TCK m. 167'nin amacı, aile bireyleri arasındaki birliği korumaktır. Bu amaç doğrultusunda, 'amaç suç' olan hırsızlıktan dolayı şahsi cezasızlık veya indirim nedeniyle ceza verilmezken, bu suça bağlı olarak işlenen 'araç suç' olan konut dokunulmazlığının ihlalinden ceza verilmesi, kanunun ruhuna ve amacına aykırı olur. Dolayısıyla, bu gibi durumlarda konut dokunulmazlığını ihlal suçunun da TCK m. 167'nin getirdiği özel statü nedeniyle şikayete tabi hale geldiği kabul edilmeli ve şikayetten vazgeçme üzerine bu suçtan da düşme kararı verilmelidir.