TCK m. 105 kapsamında cinsel taciz suçunun oluşması için failin eyleminin 'cinsel amaç' taşıması gerektiği belirtilmektedir. Makaleye göre, bir eylemin cinsel amaçla işlenip işlenmediği nasıl tespit edilir ve Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?
Makaleye göre, bir eylemin cinsel amaçla işlenip işlenmediği her somut olayın kendi özellikleri ışığında hakim ve savcılar tarafından değerlendirilmelidir. Yargıtay'ın yaklaşımı ise, sosyal hayatın gerekleri, tarafların konumları ve aralarındaki ilişkinin gözetilmesi yönündedir. Bu kapsamda, ahlaki kurallara uygun bir evlenme teklifi, tanışma isteği veya beğeni ifadeleri tek başına cinsel taciz suçunu oluşturmaz. Ancak, bu isteklerin kaba ve rahatsız edici bir üslupla yapılması (örneğin iç çamaşırı hediye etme), teklifin reddedilmesine rağmen ısrarla sürdürülmesi veya taraflardan birinin evli olması gibi ahlaki veya kanuni engellerin bulunması durumlarında cinsel taciz suçunun oluşacağı kabul edilmektedir. Dolayısıyla, eylemin içeriği, şekli, ısrarı ve taraflar arasındaki bağlam, 'cinsel amaç' unsurunun tespitinde kritik rol oynar.