CMK m. 210/1'deki 'Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise' ifadesi ne anlama gelir? Bir olayda hem tanık beyanı hem de bir doktor raporu varsa, bu madde yine de uygulanır mı?
Bu ifade, mahkumiyet hükmünün sadece ve sadece tek bir tanığın beyanına dayandırılacağı durumları kapsar. Yani, tanığın beyanı dışında, suçun varlığını veya sanığın fiili işlediğini gösteren başka hiçbir doğrudan veya dolaylı delil (belge, görüntü kaydı, bilimsel rapor, ikrar vb.) bulunmuyorsa, bu tanığın mutlaka duruşmada dinlenmesi gerekir. Örnekteki durumda, olayda hem tanık beyanı hem de bir doktor raporu (örneğin yaralanmayı gösteren) varsa, delil artık sadece tanığın açıklamasından ibaret değildir. Doktor raporu da suçun maddi unsuruna ilişkin tamamlayıcı veya destekleyici bir delildir. Bu durumda CMK m. 210/1'deki mutlak dinleme zorunluluğu ortadan kalkar ve şartları varsa (örneğin tanık bulunamıyorsa) CMK m. 211'e göre tanığın önceki ifadesinin okunmasıyla yetinilebilir. Ancak YCGK'nın 2013/242 E. sayılı kararında bu durumun istisnaları da tartışılmıştır.