Bir kamu görevlisi olmayan avukat çalışanı, avukatın bilgisi ve özel bir talimatı olmaksızın, büronun genel işleyişi içinde hukuka aykırı bir fiil (örneğin TCK m. 123'e giren ısrarlı arama) işlemiştir. Bu çalışanın eylemi TCK m. 257 (görevi kötüye kullanma) kapsamında değerlendirilebilir mi? Avukatın bu suçtan 'azmettiren' olarak sorumluluğu doğar mı?
Hayır, değerlendirilemez. Metindeki analize göre, TCK m. 257'de tanımlanan görevi kötüye kullanma suçu, failinin ancak kamu görevlisi olabilen bir 'özgü suç'tur. Avukatlık Kanunu gereği avukatlar kamu görevlisi sayılsa da, avukat olmayan çalışanları bu sıfatı taşımaz. Dolayısıyla, çalışan tarafından işlenen fiil TCK m. 257'yi oluşturmaz. Failin, özgü suç için aranan vasfı taşımaması nedeniyle işleyemeyeceği bir suça iştirak de mümkün değildir. 'Bağlılık kuralı' (TCK m. 40) gereği, ortada işlenmiş kasten ve hukuka aykırı bir 'görevi kötüye kullanma' fiili olmadığından, avukatın bu suçtan 'azmettiren' veya 'yardım eden' olarak sorumlu tutulması hukuken olanaklı değildir.