Bir komiser yardımcısının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin 'terfi etmez' kararına karşı açılacak iptal davasında, davalı idarenin savunmasında 'takdir yetkimizi kullandık' demesi yeterli midir? Danıştay'ın bu konudaki yaklaşımı nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321441

Hayır, yeterli değildir. Metinde belirtildiği ve Konya Bölge İdare Mahkemesi ile Danıştay kararlarında (örn: Danıştay 2.D, E:2021/1778, K:2022/794) vurgulandığı üzere, idarenin rütbe terfi işlemlerindeki takdir yetkisi mutlak ve sınırsız değildir. Bu yetki, kamu yararı, hizmet gerekleri ve mevzuatta belirtilen liyakat kriterleriyle (kıdem, performans puanı, sicil, ödül/ceza durumu vb.) sınırlıdır. Danıştay, idarenin bu takdir yetkisini kullanırken eşit, objektif ve istikrarlı davranması gerektiğini vurgulamaktadır. İdare mahkemeleri, davacının durumu ile aynı dönemde terfi eden ve kıdem, performans gibi objektif kriterler açısından davacıdan daha geride olan emsallerinin durumunu karşılaştırır. Eğer idare, daha kıdemsiz veya daha düşük liyakat puanına sahip birini terfi ettirirken davacıyı neden terfi ettirmediğine dair somut, hukuken kabul edilebilir ve makul bir gerekçe sunamazsa, 'takdir yetkisi' savunması yeterli görülmez ve işlem hukuka aykırı bulunarak iptal edilir.