Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde, inşaatın imar mevzuatına ve projeye aykırı yapılması, müteahhidin 'sadakat ve özen borcu' kapsamında nasıl değerlendirilir? Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 1999/115 sayılı kararında belirtildiği gibi, bu durumun müteahhidin kusurunu belirlemedeki etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321420

Müteahhidin, inşaatı imar mevzuatına ve onaylı projeye uygun olarak yapma yükümlülüğü, eser sözleşmesinden doğan en temel borçlarından biridir ve aynı zamanda 'sadakat ve özen borcu'nun bir parçasıdır. Sadakat ve özen borcu, müteahhidin iş sahibinin (arsa sahibinin) menfaatine uygun, hukuka ve tekniğe uygun bir eser meydana getirmesini gerektirir. İmar kuralları ve projeler, kamu düzenine ilişkin emredici hükümlerdir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 1999/115 sayılı kararında da belirtildiği gibi, müteahhidin 'kamu düzenine ilişkin imar kurallarına uymamakla da başka bir neden aranmaksızın kusurlu' olduğu kabul edilir. Yani, inşaatın imara veya projeye aykırı olması, müteahhidin kusurlu olduğunu gösteren kesin bir karinedir. Müteahhit, bu aykırılık nedeniyle 'ben bilmiyordum' veya 'arsa sahibi istedi' gibi bir savunma ileri süremez. Bu durum, arsa sahibine sözleşmeyi haklı nedenle feshetme ve zararlarının tazminini isteme hakkı verir.