Bir iş kazası sonrasında açılan tazminat davasının 5-6 yıl, ölümlü iş kazası davasının ise 2-3 yıl sürmesi, 'makul sürede yargılanma hakkı' açısından nasıl değerlendirilmelidir? Yaralanmalı davaların daha uzun sürmesinin metinde belirtilen temel sebebi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321415

Bu süreler, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan 'makul sürede yargılanma hakkı'nın ihlali olarak değerlendirilebilir. Özellikle 5-6 yıllık bir süre, davanın karmaşıklığı ne olursa olsun, genellikle makul sürenin aşıldığına işaret eder. Ayten Saka başvurusunda da yaklaşık 30 yıl süren bir dava açık bir ihlal olarak kabul edilmiştir. Yaralanmalı davaların ölümlü davalara göre daha uzun sürmesinin metinde belirtilen temel sebebi, maluliyet oranının tespitindeki uyuşmazlıklardır. Ölümlü kazalarda zarar (destekten yoksun kalma) daha net ve hesaplanabilirken, yaralanmalı kazalarda işçinin 'sürekli iş göremezlik (maluliyet) oranı' taraflar arasında ciddi bir tartışma konusu olmaktadır. İşverenler genellikle tespit edilen maluliyet oranlarına itiraz etmekte, bu durum ek bilirkişi raporları, Adli Tıp Kurumu ve Yüksek Sağlık Kurulu süreçlerini gündeme getirmekte, hatta bu konu ayrı bir dava konusu dahi yapılabilmektedir. Bu usuli işlemler, davanın uzamasına neden olmaktadır.