TCK m.220/6'nın iptal edilmesi, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin 'belirlilik' unsuru ile 'ceza adaleti ve orantılılık' arasındaki ilişkiyi nasıl ortaya koymuştur? Bir normun belirsiz olmasının, aynı zamanda adaletsiz sonuçlar doğurabileceğini iptal kararı temelinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321413

Bu iptal kararı, bu iki kavram arasındaki yakın ilişkiyi net bir şekilde ortaya koymuştur. TCK m.220/6'nın 'örgüt adına suç işleme' kavramını tanımlamaması, bir 'belirlilik' sorunudur. Bu belirsizlik, uygulayıcıların çok geniş ve keyfi yorumlar yapmasına olanak tanımıştır. Bu keyfi yorumlar sonucunda, örgütle organik bağı olmayan bir kişinin, nispeten hafif bir eylem (örneğin izinsiz gösteriye katılma) nedeniyle, gerçek bir örgüt üyesi gibi veya ondan daha ağır cezalarla cezalandırılması mümkün hale gelmiştir. Bu durum ise bir 'ceza adaleti ve orantılılık' sorunudur. Kısacası, normun 'belirsizliği', uygulayıcıya orantısız ve adaletsiz kararlar verme imkanı tanıyarak doğrudan 'adaletsizlik' üretmiştir. AYM'nin iptal gerekçesinde, belirsizliğin örgüt üyelerine göre daha ağır cezalarla karşılaşma sonucunu doğurduğunu vurgulaması, kanunilik ilkesindeki bir eksikliğin, maddi ceza adaletini nasıl temelden sarsabileceğinin somut bir örneğidir.