Hukuka aykırı bir arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu madde sanığın önüne konulmuş ve sanık bu baskı altında suçunu ikrar etmiştir. Bu ikrarın delil değeri, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2005/150 K. sayılı kararı çerçevesinde nasıl değerlendirilmelidir? 'Zehirli ağacın meyvesi' doktrini bu durumda ikrarın geçerliliğini etkiler mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321404

Bu ikrarın delil değeri oldukça tartışmalıdır ve 'zehirli ağacın meyvesi' doktrini kapsamında değerlendirilmelidir. Hukuka aykırı arama sonucu elde edilen uyuşturucu madde, hukuka aykırı bir delildir. Bu hukuka aykırı delilin sanığa gösterilmesi ve bu delilin varlığı nedeniyle sanığın kendisini köşeye sıkışmış hissederek suçunu ikrar etmesi, ikrarın özgür iradeye dayanıp dayanmadığı konusunda ciddi şüpheler yaratır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2005/150 K. sayılı kararında, hukuka aykırı aramada elde edilen maddi delilin hükme esas alınamayacağı belirtilmekle birlikte, sanığın diğer aşamalardaki (hakim önündeki) istikrarlı ve özgür iradeye dayalı olduğu kabul edilen ikrarı mahkumiyet için yeterli görülmüştür. Karardaki karşı oyda ise bu ikrarın, hukuka aykırı delilin baskısıyla alındığı ve 'zehirli ağacın meyvesi' olduğu, bu nedenle delil olarak kullanılamayacağı savunulmuştur. Dolayısıyla, bu tür bir ikrarın geçerliliği, ikrarın yapıldığı aşama, sanığın yasal haklarının hatırlatılıp hatırlatılmadığı ve ikrarın başka hukuka uygun delillerle desteklenip desteklenmediği gibi unsurlar göz önünde bulundurularak, her somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. Ancak ikrarın doğrudan hukuka aykırı delilin baskısıyla alındığı açıksa, delil değeri yoktur.