Müteahhit, arsa sahibine teslim edeceği bağımsız bölümü, eserin kabulünden (muayene ve teslim) sonra üçüncü bir kişiye satmıştır. Ancak bir süre sonra, dairenin temelinde gizli bir ayıp ortaya çıkmıştır. Eserin kabul edilmiş olması, müteahhidin bu 'gizli ayıptan' doğan sorumluluğunu ortadan kaldırır mı? Zamanaşımı süreleri açısından 'açık ayıp' ile 'gizli ayıp' arasındaki fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321391

Hayır, eserin kabul edilmiş olması müteahhidin gizli ayıptan doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kural olarak, eserin muayene edilip 'açık ayıplarıyla' birlikte kabul edilmesi, müteahhidi bu açık ayıplardan dolayı sorumluluktan kurtarır. Ancak 'gizli ayıp', eserin teslimi sırasında kaba bir muayene ile anlaşılamayan, zamanla kullanım sonucu veya uzman bir inceleme ile ortaya çıkan ayıplardır. Arsa sahibi, gizli ayıbı fark eder etmez gecikmeksizin müteahhide bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirim yapıldığı takdirde, müteahhidin sorumluluğu devam eder. Zamanaşımı süreleri açısından fark şudur: TBK'ya göre, taşınmaz yapılarındaki açık ayıplar için zamanaşımı süresi teslimden itibaren 5 yıldır. Ancak ayıp, müteahhidin ağır kusuru ile gizlenmişse (örneğin temeldeki çatlağın bilinçli olarak sıva ile kapatılması) bu süre 20 yıla uzar (eski BK'da 10 yıl). Dolayısıyla gizli ayıplar için daha uzun zamanaşımı süreleri öngörülmüştür.