Ceza muhakemesinde hukuka aykırı delillerin sanık lehine kullanılıp kullanılamayacağı konusunda Yargıtay'ın yaklaşımı nedir? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/5338 K. sayılı kararındaki istisnayı açıklayınız.
Kural olarak, hukuka aykırı deliller (örneğin usulsüz telefon dinleme kayıtları) delil değerlendirme yasağına tabidir ve hükme esas alınamaz. Bu yasak, hem sanık aleyhine hem de lehine deliller için geçerlidir. Ancak Yargıtay, bu kurala önemli bir istisna getirmektedir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/5338 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, 'kanuna aykırı olarak elde edilmiş iletişimin dinlenilmesi kayıtlarının sanığın anayasal haklarının ihlali sonucu elde edilmiş olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı hususundaki yegane istisna bu kayıtların sanığın lehine delil olarak kullanılabilecek olmasıdır'. Bu yaklaşımın temelinde, delil yasaklarının amacının sanığın haklarını korumak olduğu düşüncesi yatar. Eğer hukuka aykırı yöntemle elde edilen bir delil, sanığın suçsuzluğunu ispatlayacak nitelikteyse, delil yasağının amacına aykırı olarak sanık aleyhine bir sonuç doğurmasını engellemek için, bu delilin istisnai olarak sanık lehine kullanılabileceği kabul edilmektedir. Bu, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin ve adil yargılanma hakkının bir yansımasıdır.