Bir iş kazası sonrasında, işverenin %75, işçinin ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkemenin, bu kusur oranlarını ve diğer faktörleri dikkate alarak manevi tazminat miktarını belirlemesi gerekmektedir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2015/20735 K. sayılı kararında olduğu gibi, mahkemenin takdir ettiği 15.000 TL manevi tazminatın 'fazla' bulunmasının ardındaki hukuki mantık nedir? Manevi tazminatın belirlenmesindeki temel ilkeleri sayınız.
Yargıtay'ın mahkemenin takdir ettiği tazminatı 'fazla' veya 'az' bulmasının ardındaki hukuki mantık, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmaması, ancak duyulan acı ve elemi bir nebze olsun dindirmeyi amaçlaması ilkesidir. Yargıtay 21. H.D.'nin 2015/20735 K. sayılı kararında, işçinin sürekli iş göremezlik oranının sadece %3 gibi düşük bir oranda olması, belirlenen 15.000 TL'nin bu zararla orantısız ve 'fazla' bulunmasına neden olmuştur. Manevi tazminatın belirlenmesindeki temel ilkeler şunlardır: 1) Tarafların sosyal ve ekonomik durumları. 2) Olayın ağırlığı ve oluş şekli. 3) Tarafların kusur oranları. 4) Zarar görenin uğradığı bedensel zararın (maluliyet oranının) veya ölümün yarattığı etkinin ağırlığı. 5) Paranın satın alma gücü. 6) Hükmedilecek miktarın, manevi tatmin duygusu yaratmasının yanında caydırıcı bir etkiye de sahip olması. Bu ilkeler çerçevesinde, %3'lük bir maluliyet için takdir edilen miktarın orantısız olduğu düşünülmüştür.