Dolandırıcılık suçunda manevi unsur olan kast, neyi kapsamalıdır? Failin dolandırma kastının sonradan, yani fiilin icrasından sonra oluşması halinde suç oluşur mu? Metindeki 'teşebbüs sırasında devam eden hareketler' ile ilgili açıklamayı yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321350

Genel kastla işlenen dolandırıcılık suçunda failin kastı; hileli hareketi bilerek ve isteyerek yapmayı, bu hareket nedeniyle mağdurun aldatılmasını ve bu aldatma neticesinde mağdurun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına haksız bir yarar sağlamayı kapsamalıdır. Metinde de belirtildiği gibi, 'failin, mağduru dolandırma kastına baştan sahip olmasıdır.' Dolandırıcılık kastı kural olarak fiilden sonra oluşmaz. Örneğin, bir malı satıp bedelini aldıktan sonra, malı teslim etmekten vazgeçen satıcının eylemi, baştan dolandırma kastı yoksa, dolandırıcılık değil, hukuki bir ihtilaftır. Ancak metindeki 'teşebbüs sırasında devam eden hareketler esaslı olup da failde o an dolandırma kastı oluşmuşsa, burada dolandırıcılık suçunun manevi unsurunun oluştuğu söylenebilir' ifadesi önemlidir. Örneğin, bir tamirci bir cihazı tamir etmek için alıp işe başladıktan sonra, tamir sırasında cihazın çok değerli olduğunu fark edip, tamir etmeden 'cihaz bozuldu, yenisini alalım' diyerek hileli bir şekilde müşteriden para alırsa, kast başlangıçta olmasa da fiilin icrası sırasında oluştuğu için dolandırıcılık suçu meydana gelir.