5237 sayılı TCK m.158/1-f'de tanımlanan suç ile TCK m.244'te tanımlanan 'Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme' suçu arasındaki ayrım nasıl yapılır? Bir failin, bir bankanın bilişim sistemine girerek bir müşterinin hesabındaki parayı kendi hesabına aktarması eylemi, bu iki suç tipi açısından nasıl değerlendirilmelidir?
İki suç arasındaki temel ayrım, suçla korunan hukuki değer ve failin amacıdır. TCK m.244, bilişim sisteminin güvenliğini ve işleyişini korumayı amaçlayan bir 'bilişim suçu'dur. Burada amaç, sisteme veya verilere zarar vermektir. TCK m.158/1-f ise, bilişim sistemini bir 'araç' olarak kullanarak kişinin malvarlığına karşı işlenen bir 'dolandırıcılık' suçudur. Burada amaç, hileli davranışlarla başkasını aldatarak haksız menfaat sağlamaktır. Bir failin, bankanın bilişim sistemine girerek müşterinin hesabındaki parayı kendi hesabına aktarması eyleminde, failin asıl amacı bilişim sistemini bozmak değil, malvarlığı değeri olan parayı elde etmektir. Bilişim sistemi burada sadece amaca ulaşmak için kullanılan bir araçtır. Bu nedenle eylem, öncelikli olarak TCK m.158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur. Eğer bu eylem sırasında sisteme veya verilere de zarar verilmişse, fikri içtima kuralları (TCK m.44) gereğince en ağır cezayı gerektiren suçtan (genellikle nitelikli dolandırıcılık) ceza verilir.