Anayasa Mahkemesi, TCK m. 220/6'yı iptal ederken, bu hükmün 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin (Anayasa m.38) hangi alt ilkesini ihlal ettiğini özellikle vurgulamıştır? 'Örgüt adına suç işleme' kavramının belirsizliğinin temel haklar (ifade özgürlüğü, toplanma hakkı vb.) üzerindeki etkisini açıklayınız.
Anayasa Mahkemesi, TCK m. 220/6'yı iptal ederken, kanunilik ilkesinin 'belirlilik' ve 'öngörülebilirlik' alt ilkelerini ihlal ettiğini özellikle vurgulamıştır. Mahkemeye göre, 'örgüt adına suç işleme' kavramının yasal bir tanımının olmaması, sınırlarının ve kapsamının net bir şekilde çizilmemiş olması, bu kuralı belirsiz ve öngörülemez kılmaktadır. Bu belirsizlik, vatandaşların hangi eylemlerinin bu suç kapsamına gireceğini önceden kestirmelerini imkansız hale getirmekte ve kamu otoritelerinin keyfi yorumlarına zemin hazırlamaktadır. Bu durumun temel haklar üzerindeki etkisi 'caydırıcı etki' (chilling effect) olarak ortaya çıkmaktadır. Metinde de belirtildiği gibi, vatandaşlar, yasal haklarını (ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı gibi) kullanırken, eylemlerinin 'örgüt adına' işlenmiş bir suç olarak yorumlanabileceği ve örgüt üyeliği gibi ağır bir suçlamayla karşılaşabilecekleri endişesiyle bu haklarını kullanmaktan çekinebilirler. Bu da demokratik toplumda temel hakların özgürce kullanılmasını engeller.