Miras bırakanın, bedelini kendisi ödeyerek satın aldığı bir taşınmazı doğrudan mirasçılarından biri adına tescil ettirmesi işlemi, hukuken nasıl nitelendirilir? Bu işleme karşı diğer mirasçılar 'muris muvazaası' hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası açabilir mi? Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre izlenmesi gereken hukuki yol nedir?
Miras bırakanın, bedelini ödeyerek aldığı bir taşınmazı doğrudan mirasçısı adına tescil ettirmesi, hukuken 'gizli bağış' (para bağışı) olarak nitelendirilir. Bu işleme karşı 'muris muvazaası' hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası açılamaz. Çünkü Yargıtay'ın 1/4/1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı, miras bırakanın kendi üzerine kayıtlı bir taşınmazı muvazaalı olarak devretmesi halleri için geçerlidir. Somut olayda ise miras bırakan tarafından davalıya doğrudan yapılan bir tapu devri (temlik) yoktur. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre (örneğin K.2021/3683, K.2021/3577 sayılı kararlar), bu durumda izlenmesi gereken hukuki yol, gizli bağış niteliğindeki bu kazandırmanın koşulları varsa 'tenkis davası'na konu edilmesidir. Yani, diğer mirasçılar saklı paylarının ihlal edildiğini ileri sürerek, bağışlanan paranın denkleştirici adalet ilkesine göre güncellenmiş değeri üzerinden tenkis talep edebilirler, ancak tapu iptali isteyemezler.