Bir tenkis davasında, tenkise tabi kazandırma bölünmesi mümkün olmayan bir mal ise, 743 sayılı mülga Kanun'un 506. maddesi davalıya ne gibi bir seçimlik hak tanımaktadır? Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 11/11/1994 tarihli kararına göre, bu seçimlik hak kullanıldığında ödenecek olan bedel (nakit) hangi tarihteki değerlere göre hesaplanmalıdır ve bu kuralın gerekçesi nedir?
743 sayılı mülga Kanun'un 506. maddesi, kıymetine noksan gelmeksizin bölünemeyen bir mal tenkise tabi olursa, lehine kazandırma yapılan davalıya (veya vasiyet alacaklısına) bir seçimlik hak tanır. Davalı, ya tasarruf nisabı miktarını (yani malın kendisinde kalacak kısmının değerini) nakden alarak malı davacıya bırakır ya da tenkisi gereken miktarın (davacının saklı payına tecavüz eden kısmın) kıymetini ödeyerek malın tamamına sahip olur. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 11/11/1994 tarihli ve E.1994/4, K.1994/4 sayılı kararına göre, bu seçimlik hak kullanıldığında ödenecek nakdin değeri, 'tercih hakkının kullanıldığı gündeki' fiyatlara göre belirlenmelidir. Bu kuralın gerekçesi, enflasyonist baskılar altında, mirasın açıldığı tarihteki değerin esas alınmasının taraflardan biri lehine haksız zenginleşmeye, diğeri aleyhine ise hak kaybına yol açmasını önlemektir. Karar, hakkaniyet ve haklar dengesi ilkesi uyarınca, ödenecek bedelin güncel ve reel bir değer üzerinden hesaplanmasını sağlayarak saklı pay hakkını etkin bir şekilde korumayı amaçlamaktadır.