Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın, CMK'da öngörülen şartlara (örneğin suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi şartı) aykırı olarak verildiği bir durumda, bu karara dayanılarak elde edilen görüntü kayıtları ve bu kayıtlara dayanılarak yapılan teşhis işleminin hukuki geçerliliği nedir? Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2023/5507 K. sayılı kararını esas alarak açıklayınız.
CMK m.139'daki şartlara aykırı olarak verilen bir gizli soruşturmacı görevlendirme kararı hukuka aykırıdır. Bu hukuka aykırı karara dayanılarak elde edilen görüntü kayıtları da 'hukuka aykırı delil' niteliğindedir ve hükme esas alınamaz. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2023/5507 K. sayılı kararında bu durum açıkça ifade edilmiştir. Karara göre, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen bir suçta gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceğinden, bu yolla elde edilen deliller hukuka aykırıdır. Dahası, bu hukuka aykırı görüntü kaydına dayanılarak yapılan teşhis işlemi de 'zehirli ağacın meyvesi' doktrini gereğince hukuka aykırı hale gelir. Çünkü teşhis işleminin temeli, hukuka aykırı bir delile dayanmaktadır. Dolayısıyla, hem hukuka aykırı kararla elde edilen görüntü kaydı hem de bu kayda dayanılarak yaptırılan teşhis işlemi, CMK m.217/2 uyarınca delil olarak değerlendirilemez ve mahkumiyet hükmüne dayanak yapılamaz.