Hukuka aykırı delil yasağı, delili elde edenin kimliğine göre (kamu görevlisi veya özel kişi) farklılık gösterir mi? Bir vatandaşın, komşusunun özel konuşmalarını gizlice kaydederek savcılığa sunması durumunda, bu ses kaydının delil değeri nedir? Anayasa m.38/6 ve CMK m.217/2'nin bu konudaki düzenlemesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321317

Hayır, hukuka aykırı delil yasağı, delili elde edenin kimliğine göre farklılık göstermez. Metinde de belirtildiği gibi, eski CMUK dönemindeki tartışmalar, Anayasa'nın 38. maddesine eklenen 6. fıkra ('Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak değerlendirilemez.') ve 5271 sayılı CMK'nın 217/2. maddesindeki genel ifade ile son bulmuştur. Bu düzenlemeler, delilin kim tarafından elde edildiğine dair bir ayrım yapmamaktadır. Önemli olan, delilin elde ediliş yönteminin hukuka aykırı olmasıdır. Bir vatandaşın, komşusunun özel hayatına müdahale ederek ve gizlice ses kaydı alması, TCK kapsamında bir suç (TCK m.133) teşkil eder ve bu yöntemle elde edilen delil hukuka aykırıdır. Dolayısıyla, bu ses kaydı, ister kamu görevlisi ister özel kişi tarafından elde edilmiş olsun, ceza muhakemesinde delil olarak kullanılamaz ve hükme esas alınamaz. Hukuka aykırılığın faili değil, kendisi delili 'zehirli' kılar.