Meydana gelen bir olay SGK tarafından iş kazası olarak kabul edilmezse, hak sahibi işçinin veya yakınlarının izlemesi gereken hukuki yol nedir? 'İş kazasının tespiti davası' ile 'iş kazası tazminat davası' arasındaki ilişkiyi, tarafları ve bekletici mesele kavramı açısından açıklayınız. (Bkz: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi - Karar: 2015/5902)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321313

Olay SGK tarafından iş kazası olarak kabul edilmezse, hak sahibi öncelikle hem SGK'yı hem de işvereni davalı olarak göstererek bir 'iş kazasının tespiti davası' açmalıdır. Bu dava, olayın hukuken iş kazası niteliğinde olduğunun mahkeme kararıyla sabitlenmesini amaçlar. İş kazasının tespiti davası ile tazminat davası birbirinden bağımsızdır: 1) Taraflar: Tespit davasında SGK ve işveren davalıdır, çünkü tespit kararı SGK'nın hak alanını doğrudan ilgilendirir (gelir bağlama yükümlülüğü vb.). Tazminat davasında ise sadece kusurlu işveren(ler) davalıdır. 2) İlişki ve Bekletici Mesele: Eğer iş kazası tazminat davası açılmışken SGK olayı iş kazası olarak kabul etmemişse, tazminat davasını gören mahkeme, davacıya tespit davası açması için süre verir. Açılan bu tespit davası, tazminat davası için 'bekletici mesele' yapılır. Yani, tazminat davasına devam edilebilmesi için, öncelikle tespit davasının sonuçlanarak olayın iş kazası olduğunun kesinleşmesi beklenir. (Yargıtay 21. H.D. 2015/5902 K. sayılı kararı bu usulü açıkça ortaya koymaktadır).