Asıl işveren-alt işveren (taşeron) ilişkisinin bulunduğu bir inşaatta, alt işverenin işçisi iş kazası sonucu vefat etmiştir. Bu durumda, işçinin hak sahipleri kimlere karşı maddi ve manevi tazminat davası açabilir? Asıl işveren ile alt işveren arasındaki sözleşmede, sorumluluğun tamamen alt işverene ait olduğunun kararlaştırılması, asıl işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırır mı? Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/2469 K. sayılı kararındaki ilkeleri de dikkate alarak açıklayınız.
İşçinin hak sahipleri, hem asıl işverene hem de alt işverene (taşeron) karşı birlikte veya ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat davası açabilirler. İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, asıl işveren, alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı sebebiyle uğrayacakları zararlardan alt işveren ile birlikte 'müteselsilen' sorumludur. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/2469 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, asıl işveren ile alt işveren arasında yapılan ve sorumluluğu alt işverene yükleyen bir sözleşme, bu sözleşmenin tarafı olmayan işçiyi veya mirasçılarını bağlamaz. Bu tür sözleşmeler, işverenlerin kendi aralarındaki rücu ilişkisi açısından önemlidir, ancak işçinin veya hak sahiplerinin her iki işverene de başvurma hakkını ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla, tazminatın tamamı için asıl işverene, alt işverene veya her ikisine birden dava açılabilir.