Bir iş kazası sonrasında işçinin ölümü halinde, ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler kimlerdir ve bu kişiler hangi tür zararların tazminini talep edebilirler? Yargıtay'ın 'destek' kavramına yaklaşımını, 5510 sayılı Kanun md. 34 çerçevesinde ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/15113 K. sayılı kararı ışığında analiz ediniz.
Ölüm halinde maddi tazminat kapsamında 'desteğinden yoksun kalma tazminatı' talep edilebilir (BK m.53). Destekten yoksun kalan kişiler, ölenin fiili olarak baktığı ve gelecekte de bakacağı varsayılan kişilerdir (genellikle anne, baba, eş ve çocuklar). Yargıtay'a göre 'destek' kavramı hukuki bir ilişkiye (hısımlık, nafaka yükümlülüğü) değil, fiili bir duruma dayanır. Ancak, 5510 sayılı Kanun md. 34, sigortalının ölümü halinde anne ve babaya gelir bağlanabilmesi için belirli şartlar öngörmüştür: Eş ve çocuklardan artan pay bulunması, başka bir yerden gelir veya aylık almamaları ve gelirlerinin asgari ücretin net tutarından az olması gibi. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/15113 K. sayılı kararında, emekli aylığı alan anne ve babanın 5510 sayılı Kanun md. 34 uyarınca gelir tahsis edilemeyeceği, bu nedenle ölenin desteğinden fiilen yararlanmadıkları ve dolayısıyla maddi tazminata hak kazanamayacakları kabul edilmiştir. Bu karar, fiili destek durumunun yanı sıra, sosyal güvenlik mevzuatındaki hak sahipliği koşullarının da destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinde belirleyici olabildiğini göstermektedir.