Etkin pişmanlık (TCK m.168) hükümlerinin dolandırıcılık suçunda uygulanabilmesi için temel şart nedir? Sadece failin pişmanlığını ifade etmesi yeterli midir? Mağdurun herhangi bir zarara uğramadığı, örneğin suçun teşebbüs aşamasında kaldığı durumlarda etkin pişmanlık uygulanabilir mi?
Etkin pişmanlık hükümlerinin dolandırıcılık suçunda uygulanabilmesi için temel şart, mağdurun uğradığı zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesidir. Metinde de vurgulandığı gibi, 'asıl amaçlanan hususun failin pişman olduğunu ifade etmesinden ziyade, mağdurun uğradığı zararın giderilmesi'dir. Sadece failin pişmanlığını dile getirmesi yeterli değildir. Mağdurun herhangi bir zarara uğramadığı, dolayısıyla suçun neticesinin (zararın) gerçekleşmediği durumlarda, TCK m.168 hükümleri uygulanamaz. Çünkü ortada giderilecek bir zarar yoktur. Etkin pişmanlık, suç tamamlandıktan sonra zararın giderilmesine yönelik bir kurumdur. Suçun teşebbüs aşamasında kalması durumunda, zaten tamamlanmış bir suç ve gerçekleşmiş bir zarar olmadığından, etkin pişmanlık değil, TCK m.35'teki teşebbüs hükümleri uygulanır.