Bir dolandırıcılık suçunda, failin eyleminin TCK m. 158/1-f'de öngörülen 'bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması' kapsamında mı, yoksa m. 158/1-g'de öngörülen 'basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak' kapsamında mı kaldığına ilişkin Yargıtay'ın ayrım kriteri nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321257

Yargıtay'ın bu konudaki ayrım kriteri, suçun işlendiği platformun hukuki niteliğidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarına göre (örn. 16/04/2013 tarihli karar), internet siteleri, sosyal medya platformları, e-ticaret siteleri gibi ortamlar, hukuken 'bilişim sistemi' olarak kabul edilir. Bu nedenle, bu platformlar üzerinden (örneğin sahte ilan vererek) işlenen dolandırıcılık suçları, 'bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık' (TCK m. 158/1-f) suçunu oluşturur. 'Basın ve yayın araçları' (TCK m. 158/1-g) ise daha çok geleneksel kitle iletişim araçlarını (gazete, dergi, radyo, televizyon) ifade eder. Dolayısıyla, internet üzerinden işlenen bir dolandırıcılığın 'basın ve yayın' yoluyla işlenmiş olarak nitelendirilmesi 'suç vasfında yanılgı'dır ve bozma nedenidir. (Bkz. Yargıtay 15. CD, 2021/928 K.)