İş kazası neticesinde işçinin sürekli iş göremezlik oranının %100 ve bakıma muhtaç olduğu bir durumda, manevi tazminat miktarının belirlenmesinde, Yargıtay'ın 'caydırıcılık' unsuruna verdiği önemi, 21. Hukuk Dairesi'nin 2015/19406 K. sayılı kararı üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321252

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2015/19406 K. sayılı kararında, işçinin %100 sürekli iş göremezliğe uğradığı ve bakıma muhtaç kaldığı bir olayda, ilk derece mahkemesince hükmedilen 220.000 TL manevi tazminat 'fazla' bulunarak bozulmuştur. Ancak Yargıtay, kararında manevi tazminatın amacını açıklarken önemli bir ilkeye vurgu yapmıştır: 'Hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.' Bu ifade, manevi tazminatın sadece mağdurun acısını dindirme (tatmin) fonksiyonuna sahip olmadığını, aynı zamanda işverenleri işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaya teşvik eden bir 'caydırıcılık' fonksiyonu da taşıdığını göstermektedir. Kararda miktar fazla bulunmuş olsa da, ilke olarak tazminatın, benzer kazaların tekrarını önleyecek ve işverenleri daha dikkatli davranmaya sevk edecek bir ağırlıkta olması gerektiği kabul edilmektedir. Bu, özellikle işveren kusurunun yüksek olduğu ağır kazalarda önemli bir kriterdir.