AYM'nin TCK m. 220/6'yı iptal kararında, bu hükmün uygulanmasının, örgüt üyeleri ile örgüt adına suç işleyenler arasında bir ayrım yapılmasına olanak tanımadığı tespiti yapılmıştır. Bu durum, örgüt üyeliği suçunun hangi unsurlarının göz ardı edilmesine yol açmaktadır?
AYM'nin iptal kararının 31. ve 32. paragraflarında ve atıf yaptığı kendi içtihatlarında belirtildiği üzere, bir kişinin silahlı örgüte üyelikten cezalandırılabilmesi için normalde şu unsurların varlığı aranır: - Örgütle 'organik bir bağının' bulunması. - Örgütün 'hiyerarşik yapısı içinde' bilerek ve isteyerek hareket etmesi. - Eylemlerinin 'süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk' göstermesi veya bu özellikler olmasa bile, işlediği suçun niteliği itibarıyla ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek bir suç olması. TCK m. 220/6'nın uygulanması durumunda ise bu şartların hiçbiri aranmamakta, kişinin örgütle zayıf bir bağlantısı olduğu iddia edilen tek bir suç işlemesi dahi, örgüt üyeliğinden cezalandırılması için yeterli görülmektedir. Bu durum, örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının göz ardı edilmesine ve suçun kapsamının ölçüsüzce genişletilmesine yol açmaktadır.