Bir sermaye şirketinin, 'muaccel para borçlarını ödeyemeyecek durumda olması' ile 'mevcut ve alacaklarının borçlarını karşılamaya yetmemesi' arasında, İİK m. 309/m kapsamında uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırmaya başvurma şartları açısından bir fark var mıdır?
Evet, bu iki durum farklı mali sıkıntı hallerini ifade eder ve her ikisi de İİK m. 309/m kapsamında yeniden yapılandırmaya başvurmak için geçerli bir sebeptir. 1. **'Muaccel para borçlarını ödeyemeyecek durumda olmak':** Bu durum, 'ödeme güçlüğü' veya 'aciz hali' olarak da bilinir. Şirketin likidite sıkıntısı çektiğini, vadesi gelmiş borçlarını zamanında ödeyemediğini ifade eder. Bu durumda şirketin malvarlığı borçlarından fazla olabilir, ancak nakit akışı bozulmuştur. 2. **'Mevcut ve alacaklarının borçlarını karşılamaya yetmemesi':** Bu durum ise 'borca batıklık' halidir. Şirketin pasiflerinin (borçlarının) aktiflerinden (malvarlığı ve alacakları) daha fazla olduğunu gösterir. Bu, daha derin bir mali krizdir ve şirketin iflasla karşı karşıya olduğunun bir göstergesidir. İİK m. 309/m, bu iki durumdan herhangi birinin veya 'bu hallerden birine düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalması kuvvetle muhtemel olan' bir şirketin de yeniden yapılandırmaya başvurabileceğini belirterek, hem mevcut mali krizdeki hem de kriz riski altındaki şirketlere bu imkanı tanımıştır.