Ceza muhakemesinde hukuka aykırı delillerin değerlendirme yasağı mutlak mıdır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, bir hak ihlaline yol açmayan 'salt şekli bir ihlal' durumunda delilin geçerli kabul edilebileceği yönündeki içtihadını, metindeki eleştirilerle birlikte değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321227

Anayasa m. 38/6 ve CMK m. 217/2'deki ifadelere göre yasak mutlak görünse de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun uygulamasında bu mutlaklık esnetilmektedir. YCGK, 26.06.2007 tarihli ve 13.03.2012 tarihli kararlarında, hukuka aykırılıkları 'mutlak' ve 'nispi' olarak ayırmakta; sanığın temel haklarını ihlal etmeyen, sadece kanundaki şekil şartına uyulmamasından ibaret olan 'salt şekli ihlallerin' (örneğin arama sırasında komşu bulundurulmaması), delili hukuka aykırı kılmayacağını ve bu delillerin geçerli kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Metindeki eleştiri ise bu yaklaşıma yöneliktir. Yazarlara göre, Anayasa ve CMK'daki hükümler hiçbir istisna getirmemiştir ve hukuka aykırılığın 'azı-çoğu' veya 'şekli-esasa ilişkin' gibi bir derecelendirmeye tabi tutulması mümkün değildir. Bu yorumun, kanunun emredici hükümlerini etkisizleştirme ve keyfiliğe yol açma riski taşıdığı belirtilmektedir. Bu, Türk hukukunda hukuka aykırı deliller konusundaki en temel tartışma noktalarından biridir.