Bir ceza yargılamasında, müsadere edilecek bir eşya (örneğin silah) üzerinde hak sahibi olan üçüncü bir kişiye (malen sorumlu) usulüne uygun tebligat yapılmamışsa ve bu kişi karardan sonradan haberdar olup temyiz başvurusunda bulunursa, temyiz süresi geçmiş sayılır mı? Tebligat Kanunu m. 32'nin bu duruma etkisini tartışınız.
Temyiz süresi geçmiş sayılmaz. Temyiz gibi kanun yolu süreleri, kararın usulüne uygun tebliği ile başlar (HMK m. 345, CMK'da da benzer ilke geçerlidir). Eğer eşya üzerinde hak sahibi olan üçüncü kişiye (malen sorumluya) usulüne uygun tebligat yapılmamışsa, süre işlemeye başlamaz. Bu kişi, kararı ne zaman öğrenirse öğrensin, yaptığı temyiz başvurusu süresinde kabul edilmelidir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2022/5285 K. sayılı kararında, benzer bir durumda Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine ('Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır.') atıf yapılmıştır. Bu maddeye göre, eğer malen sorumlu, başka bir hukuki işlem (örneğin hakkında açılan icra takibi) vasıtasıyla karardan haberdar olmuşsa, tebligat bu öğrenme tarihinde yapılmış sayılır ve temyiz süresi o tarihten itibaren işlemeye başlar. Eğer bu öğrenme tarihinden sonra yasal süre içinde temyiz başvurusunda bulunmamışsa, o zaman temyiz talebi süreden reddedilir. Ancak öğrenme olgusu ispatlanamadığı sürece, usulsüz tebligata dayanılarak süre geçmiş sayılamaz.