Metinde, TCK m. 220/6'nın iptali sonrasında kanun koyucunun 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç' gibi kavramlardan kaynaklanan ceza adaleti sorunlarını da gidermesi gerektiği önerilmektedir. İnfaz Kanunu m. 107/4 bağlamında bu kavramın yarattığı temel sorun nedir?
Metinde işaret edilen temel sorun, 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç' kavramının belirsizliği ve geniş yorumlanması nedeniyle, örgütle doğrudan bir bağı olmayan kişilere dahi, örgüt mensupları için öngörülen daha ağır infaz rejimlerinin uygulanmasıdır. Ceza İnfaz Kanunu m. 107/4, örgütlü suçlardan mahkûm olanların koşullu salıverilme sürelerini daha uzun tutmaktadır (örn. cezanın dörtte üçü). Yargı pratiğinde, bir suçun 'örgüt faaliyeti çerçevesinde' işlendiği kabul edildiğinde, fail örgüt üyesi olmasa bile bu ağırlaştırılmış infaz rejimine tabi tutulabilmektedir. Bu durum, TCK m. 6/1-j'deki 'örgüt mensubu suçlu' tanımı ve TCK m. 58/9'daki tekerrür hükümleriyle de çelişkiler yaratarak, ceza adaletine ve yeknesaklığa aykırı, öngörülemez sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle metinde, bu kavramların tüm ilgili kanunlarda birbiriyle uyumlu ve belirli hale getirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.