AYM'nin TCK m. 220/6'ya ilişkin iptal kararı, bireysel başvuru ile norm denetimi arasındaki ilişkiyi nasıl aydınlatmaktadır? Metin yazarlarının bu ilişkiye dair farklı görüşlerini ve 'kanunilik denetimi'nin bireysel başvurudaki rolünü tartışınız.
Bu karar, bireysel başvuru ve norm denetiminin birbirinden beslenen, ancak farklı nitelikte iki denetim yolu olduğunu göstermektedir. Bireysel başvuruda AYM, bir kanun hükmünün somut olayda uygulanmasının temel hakları ihlal edip etmediğini inceler. Eğer bu ihlallerin kaynağında yasanın kendisinden (örneğin belirsizliğinden) kaynaklanan yapısal bir sorun tespit ederse (Hamit Yakut pilot kararında olduğu gibi), bu durum norm denetimi yoluyla o kanunun iptal edilmesi için güçlü bir zemin oluşturur. Metin yazarlarından bir görüş (Duymaz), AYM'nin bireysel başvuruda kanunilik denetimi yapmasının (bir yasanın belirsizliğini tespit etmesinin) yetkisinin doğal bir parçası olduğunu ve eleştirilmemesi gerektiğini savunur. Diğer görüş (Şen) ise, AYM'nin bireysel başvuruda bir yasanın Anayasa'ya aykırılığını tespit edip ihlal kararı vermesinin yetki aşımı olduğunu, bu durumda ihlali tespit edip tazminata hükmetmekle yetinmesi ve yasanın değiştirilmesi için Meclis'e bildirimde bulunması gerektiğini savunur. Her iki görüş de kanunilik denetiminin bireysel başvurunun merkezinde yer aldığını, ancak bu denetimin sonuçlarının ne olması gerektiği konusunda farklılaştığını göstermektedir.