Bir ceza davasında, kovuşturma evresinde sanığa zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmemesi durumunda, sadece müdafiin yüzüne karşı verilen hükmün veya müdafie yapılan tebligatın hukuki sonuçları ne olur? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321126

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihadına göre (örn. 18/03/2008 tarih, 9-7-56 sayılı karar), sanığın kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar edilmemesi, savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir. Bu durumda, sanığın yokluğunda sadece müdafiin yüzüne karşı verilen hükmün tefhimi veya kararın sadece müdafie tebliğ edilmesi, kanun yolu sürelerinin işlemesi gibi hukuki sonuçları doğurmaz. Sanığın, atamadan haberdar olmadığı bir müdafiin yaptığı işlemlerden sorumlu tutulması beklenemez. Bu nedenle, kanun yolu sürelerinin başlayabilmesi için gerekçeli kararın ayrıca sanığın kendisine de usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi zorunludur. Aksi takdirde, sanığın kanun yoluna başvurma hakkı elinden alınmış olur. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2017/5843 K. sayılı kararında da bu ilke yinelenmiştir.