Bir davanın istinaf süresi, kısa kararın tefhiminden mi yoksa gerekçeli kararın tebliğinden mi itibaren işlemeye başlar? Taraflardan birinin, gerekçeli karar tebliğ edilmeden önce istinaf talebinde bulunmasının hukuki sonucu nedir?
HMK m. 345/1'e göre, istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır ve bu süre, 'ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle' işlemeye başlar. 'İlam' kavramı, hükmün tüm unsurlarını içeren gerekçeli kararı ifade eder. Bu nedenle istinaf süresi, kısa kararın tefhiminden (yüze okunmasından) değil, gerekçeli kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2019/3469 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, ilk derece mahkemesi gerekçeli kararının tebliğ edilmesinden önce yapılan bir istinaf başvurusu hukuki bir sonuç doğurmaz, yani süreyi başlatmaz veya korumaz. Tarafın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal süre içinde yeniden usulüne uygun bir istinaf dilekçesi vermesi gerekir.