Bir ceza yargılamasında, hukuka aykırı delil yasağının delilin kim tarafından (kamu görevlisi mi, özel kişi mi) elde edildiğine göre bir farklılık arz edip etmediğini, Anayasa ve CMK'daki düzenlemeler ışığında tartışınız.
Hayır, bir farklılık arz etmez. Metinde de belirtildiği gibi, 03.10.2001'de Anayasa'nın 38. maddesine eklenen 6. fıkra ('Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak değerlendirilemez.') ve 5271 sayılı CMK'nın 217/2. maddesindeki 'Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir' hükmü, herhangi bir ayrım yapmamaktadır. Bu düzenlemeler, delilin kim tarafından elde edildiğine bakılmaksızın, elde ediliş yönteminin hukuka uygun olmasını şart koşar. Dolayısıyla, hukuka aykırılığı yapan ister kamu görevlisi (polis, savcı) olsun, isterse özel bir kişi (örneğin bir komşu, iş arkadaşı) olsun, hukuka aykırı yöntemle elde edilen delil, ceza muhakemesinde delil olarak kabul edilemez ve hükme esas alınamaz. Yasağın amacı, hukukun genel ilkelerini ve temel hakları korumaktır ve bu koruma, ihlali yapanın sıfatından bağımsızdır.