Bir dolandırıcılık eylemi sonucunda elde edilen menfaatin sadece banka aracılığıyla (örneğin EFT) faile aktarılması durumunda TCK m. 158/1-f hükmü uygulanır mı? Bu durumu, 'banka veya kredi kurumunun araç olarak kullanılması' kavramı çerçevesinde, metinde yer alan doktrin ve Yargıtay görüşleri ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321105

Hayır, bu durumda TCK m. 158/1-f hükmü uygulanmaz. Metinde ve Yargıtay uygulamasında kabul edildiği üzere, nitelikli halin oluşabilmesi için banka veya kredi kurumunun, hileli hareketlerin icrası sırasında, yani mağdurun aldatılması sürecinde bir 'araç olarak' kullanılması gerekmektedir. Bu, bankanın mutat faaliyetlerinden veya dekont, çek gibi maddi varlıklarından yararlanılarak mağdurun güveninin kazanılması ve aldatılmasının kolaylaştırılması anlamına gelir. Ancak, hileli hareketler tamamen banka dışında gerçekleştirilip mağdur aldatıldıktan sonra, sadece elde edilen paranın faile transferi amacıyla banka kanallarının (EFT/havale) kullanılması, bankayı 'araç' konumuna sokmaz. Bu durumda banka, suçun işlenmesini kolaylaştıran bir unsur değil, sadece suçtan elde edilen menfaatin naklinde kullanılan bir 'ödeme aracı'dır. Bu nedenle eylem, TCK m. 157 kapsamında basit dolandırıcılık olarak kalır. (Bkz. Hasan Tahsin Gökcan, Mustafa Artuç, Türk Ceza Kanunu Şerhi, 4.Cilt, Adalet Yayınevi, Ankara 2021, s.5855.)