Mülga 743 sayılı Kanun döneminde, bir miras bırakanın, bedelini kendisi ödeyerek satın aldığı bir taşınmazı doğrudan mirasçılarından biri adına tescil ettirmesi işlemi, Yargıtay içtihatlarına göre hangi hukuki müessese kapsamında değerlendirilir? Bu işleme karşı 'muris muvazaası' nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açılabilir mi, yoksa 'tenkis davası' mı açılmalıdır? Ayten Saka kararındaki ve atıf yapılan Yargıtay kararlarındaki yaklaşımı açıklayınız.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn. 1. HD, E.2019/3133, K.2021/3683 sayılı karar), miras bırakanın bedelini ödeyerek üçüncü bir kişiden satın aldığı taşınmazı mirasçılardan biri adına tescil ettirmesi işlemi, 'gizli bağış' (para bağışı) niteliğindedir. Bu durumda, miras bırakan tarafından davalı mirasçıya doğrudan yapılmış bir temlik (devir) söz konusu olmadığından, 1/4/1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın uygulama alanı yoktur. Dolayısıyla, bu işleme karşı 'muris muvazaası' hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası açılamaz. Bunun yerine, bu gizli bağış işleminin diğer mirasçıların saklı paylarını (mahfuz hisse) ihlal etmesi halinde, koşulları varsa, mülga 743 sayılı Kanun'un 507. maddesi uyarınca 'tenkis davası' açılabilir. Ayten Saka kararında da derece mahkemesi bu yaklaşımı benimsemiş ve davayı bir tenkis talebi olarak kabul ederek karar vermiştir.