'Zehirli ağacın meyvesi' doktrini nedir ve Türk ceza muhakemesi hukukundaki yansımaları nasıldır? Yargıtay'ın bu doktrine ilişkin tutumunu, metinde bahsedilen çelişkili kararlar üzerinden değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321077

'Zehirli ağacın meyvesi' (hukuka aykırı delillerin uzak etkisi) doktrini, hukuka aykırı bir yöntemle elde edilen bir delile (zehirli ağaç) dayanılarak ulaşılan diğer delillerin (meyveler) de hukuka aykırı sayılması ve hükme esas alınmaması gerektiğini ifade eden bir ilkedir. Örneğin, işkence altında alınan bir ikrarla bulunan suç aleti, bu doktrine göre delil olarak kullanılamaz. Türk hukukunda bu konuda açık bir yasal düzenleme yoktur ve Yargıtay'ın tutumu istikrarlı değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bazı kararlarında (örn. 29.11.2005 tarihli karar) hukuka aykırı aramada ele geçen delili dışlarken, bu delile dayalı ikrarı geçerli sayarak doktrini reddetmiştir. Ancak başka bir kararında (17.11.2009 tarihli 'kaçak rakı' kararı), hukuka aykırı arama nedeniyle hem ele geçirilen delillerin hem de sanığın sonraki ikrarının hukuka aykırı olduğuna hükmederek doktrini benimsemiştir. Bu ikircikli tutum, hukuki öngörülebilirlik açısından sorun yaratmaktadır. Metnin yazarı, delil yasaklarının anlamsızlaşmaması için doktrinin istisnasız uygulanması gerektiğini savunmaktadır.