Yargıtay'ın, yasal unsurları eksik veya tamamen sahte olarak düzenlenmiş bir çek ile işlenen dolandırıcılık suçunu, TCK m. 157 kapsamındaki basit dolandırıcılık yerine, TCK m. 158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık olarak kabul etmeye yönelik içtihat değişikliğinin temel gerekçesi nedir? Bu değişikliğin 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi ve çekin belgede sahtecilik suçu açısından taşıdığı anlamı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 28.04.2022 tarihli kararı ışığında analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321064

Yargıtay'ın içtihat değişikliğinin temel gerekçesi, TCK m. 158/1-f'nin düzenlenme amacının, banka veya kredi kurumlarına duyulan güvenin kötüye kullanılarak mağdurun daha kolay aldatılması olduğu gerçeğidir. Yargıtay'a göre, yasal unsurları eksik veya sahte dahi olsa, mağdur 'çek'e, dolayısıyla bankanın maddi varlığına güvendiği için aldatılmaktadır. Önemli olan, çekin iğfal kabiliyetine sahip olmasıdır. Bu yorum, 'kanunilik' ilkesini ihlal etmez çünkü suçun nitelikli halinin temel unsuru olan 'bankanın araç olarak kullanılması' olgusu gerçekleşmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 28.04.2022 tarihli (E.2020/367, K.2022/308) kararında belirtildiği gibi, çekin belgede sahtecilik suçu açısından resmi belge sayılması ile dolandırıcılık suçunda hile unsuru olarak kullanılması farklı esaslara dayanır. Resmi belge kabulü topluma bakan yönüyle ilgiliyken, dolandırıcılıkta hile unsuru olması mağdura bakan yönüyle ilgilidir. Bu nedenle, unsurları eksik bir çekin özel belge kabul edilmesi ile nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturması arasında bir çelişki bulunmamaktadır.