Bir bilişim sistemi üzerinden sahte ilan vererek dolandırıcılık yapan bir fail, mağdura vaat ettiği 'X marka son model telefon' yerine, kalitesi daha düşük veya taklit bir telefon gönderirse, bu eylem TCK m.158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu mu oluşturur, yoksa bir hukuki ihtilaf olarak mı değerlendirilmelidir? Bu ayrımı yaparken failin kastının ve mağdurun iradesinin esaslı hataya düşürülmesinin rolünü, metinde yer alan örnekler ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #321063

Bu durum, failin baştan itibaren dolandırma kastıyla hareket edip etmediğine göre ayırt edilir. Eğer fail, mağdura gönderdiği ürünün kalitesinin ilanda belirtilenden daha düşük olduğunu bilerek hareket ediyorsa ve bu durum basit bir kalite eksikliğini aşıp, aldatma kastıyla mağdurun iradesini esaslı bir hataya düşürüyorsa, dolandırıcılık suçu oluşur. Metindeki örneğe göre, 2024 model X cep telefonu yerine kutudan oyuncak telefon veya taklit bir telefon çıkması, failin suç işleme kastının varlığını gösterir ve mağdurun iradesini esaslı hataya düşürür. Bu durumda eylem, TCK m. 158/1-f kapsamında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur. Ancak, gönderilen telefonun sadece bir özelliğinin çalışmaması gibi durumlar, genellikle dolandırıcılık suçunun unsurlarını oluşturmaz ve özel hukuk kapsamında bir hukuki ihtilaf olarak değerlendirilir. Dolandırıcılık suçunun manevi unsuru olan kast, fiilin icra hareketlerine başlanmadan önce var olmalıdır.